Koşucular için daha doğal, hafif ve esnek bir koleksiyon: 2015 Nike Free

16:15


Nike, devrim yaratan Nike Free serisinin 11. yılında; Nike Free 3.0 Flyknit, Nike Free 4.0 Flyknit ve Nike Free 5.0 olmak üzere 3 yeni koşu stilini tanıtıyor. Mevcut tasarıma ilaveler yapmak yerine, koşucuların ayak ve vücut hareketlerinden yararlanarak modelleri daha rafine hale getiren marka,  vücudun doğal hareketini destekleyen mükemmel bir koşu deneyimi sunuyor.


Ayakkabıların üst kısmında kullanılan Flywire teknolojisi, bağcıklarla entegre bir şekilde ayağın doğal hareketini destekliyor. Zemine uyum sağlaması için tasarlanan anatomik topuk yapısı koşucularına doğal hareket alanını artırıyor. Parmak kısmının altındaki sert kauçuk parçalar koşucunun yere sağlam şekilde basmını sağlarken dayanıklılığı artırıyor. Waffle dış taban çıkıntıları ise orta tabanla birlikte çalışarak koşma esnasında oluşan darbenin emilmesine yardımcı oluyor. Orta ve dış tabanda yer alan altıgen esnek oluklar ise koşucuların doğal hareket kabiliyetini artırıyor.

Bu kapsamda oluşturulan ekosistemde, koşuculara 3 seçenek sunuluyor. Nike’ın doğal koşu deneyimini en üst düzeyde sunan Nike Free 3.0 Flyknit modelinde, ayağı saran Flywire teknolojili üst yüzey ve topuktan parmaklara uzanan bölüm bulunuyor. Nike Free 4.0 Flyknit, yastıklamanın dinamik yapısına uyum sağlayan doğal bir koşu deneyimi sunarken Nike Free 5.0 modeli yastıklamanın en fazla kullanıldığı model olma özelliğini taşıyor.  

2001 yılında efsanevi bir koçun verdiği bilgilerden ilham alınarak, çıplak ayakla antrenman yapma hissinin yaratılması ve ayağın korunup desteklenmesi amacıyla doğan Nike Free konsepti, 2015 yılında “daha az malzeme” kullanmaya konsantre oldu. Bu kapsamda ayakkabıların yüzeyinde yer alan katmanlar, dikişler ve fazlalıklardan kurtulan Nike, ayağın gücüne odaklanarak  az ve öz detaylarıyla sporseverlerin beğenisine sunuyor.

YENİ NİKE FREE KOŞU AYAKKABILARINI “AZ ve ÖZ” KILAN ÖZELLİKLER

1. Doğal Esneyen Tabanlar
Nike Free tabanında, araştırma bazlı ve vücuda odaklı bir yaklaşım benimseniyor; böylece ayakların yere daha yakın olması ve doğanın istediği şekilde hareket etmesi sağlanıyor. Verilere göre, ayaklar koşarken dümdüz bir çizgide hareket etmiyor. Vücut ileri doğru çizgisel bir hareket halinde olmasına rağmen, ayaklar yere çarparken hafifçe dönüyor. Her üç Nike Free koşu ayakkabısının dış tabanındaki altıgen esnek oluklar, koşucuya daha geniş bir hareket aralığı sunuyor ve ayağın zemine uygun şekilde hareket etmesini sağlıyor. Bu sırada orta taban da hafif yastıklama yaparak, darbenin emilmesine yardımcı oluyor.

2. Çorap Gibi Saran Üst Yüz
Bir ayakkabıya yeni özelliklerin eklenmesi, bazen ilave katmanlar, dikişler ve kalınlık anlamına geliyor. Sonuçta sürtünme, daha fazla malzeme, esnekliği ve doğallığı azalmış bir form gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Nike Free 3.0 Flyknit ve Nike Free 4.0 Flyknit, koşucunun ayağına uyum sağlarken, bir yandan da gerçek anlamda dikişsiz ve destek sağlayan, tek parça Nike Flyknit üst yüzlere sahip. Nike Flyknit teknolojisi tasarımcılara; koşucuların esneme ve nefes alma açısından en çok ihtiyaç duyduğu alanlarda destek olma imkânı veriyor.

Bu yıl katmanlarını azaltan Nike Free 5.0, kesintisiz konforla esnek ve hafif bir koşu deneyimi sunuyor. Üst yüzde kullanılan file malzeme ve dikişsiz katmanlar, ayakkabının hafif olma ve nefes alma özelliklerini daha da geliştiriyor.  Her üç ayakkabıda sunulan Nike Flywire teknolojisi ise orta taban ve ayağın kemer kısmında hafif ve güçlü destek sunuyor.

3. Kuştüyü Gibi Hafif Tasarım
Nike Flyknit teknolojisi, “az ve öz” felsefesinin en iyi örneklerinden biri olarak, Nike Free ayakkabıların doğal hareketlerini bütünleyen mükemmel bir üst yüz sunuyor. Kuştüyü gibi hafif, esnek ve dayanıklı elyaf, ayağı sararak şeklini alıyor, esneklik sağlayıp destek veriyor. Önceki modellere kıyasla biraz daha gevşek bir dokumaya sahip Flyknit üst yüzler, Nike Free 3.0 Flyknit ve Free 4.0 Flyknit’in nefes alan özelliklerinde iyileştirme sağlıyor.

Nike Free 5.0 modelini seçen koşucular; Nike Flywire teknolojili, dikişsiz katmanlı ve üst yüzde tüy gibi hafif file malzemeli hafif bir ayakkabıyla karşılaşıyor.

4. Topuğu Saran Destek
Bazı koşu ayakkabılarında formlu ve plastik bir topuk desteği kullanılırken, Nike Free 3.0 Flyknit modelinde topuğu desteklemek için Flyknit teknolojisi kullanılıyor. Nike Free 4.0 Flyknit’te ise ihtiyacı olanlara daha fazla tutuş ve destek sağlamak için, topuk bölgesinde esnemeyen bir elyaf tercih ediliyor. Formlu bir topuk desteğin elimine edilerek, koşuculara kendi tarzlarında koşma özgürlüğü verilirken, ağırlık da azaltılmış oluyor.

5. Daha Az Atık
Nike Flyknit teknolojisi, sadece ayakkabının ağırlığını azaltmakla kalmıyor; gelişmiş üretim prosesinde atıkları da azaltıyor. Nike Flyknit teknolojisi 2012 yılında Flyknit Racer ile tanıtıldığından bu yana, yenilikçi üretim süreçleri sayesinde yaklaşık bir milyon ton atıktan tasarruf sağladı. Bu rakam, dünyanın en büyük yolcu uçağının ağırlığının üç katı anlamına geliyor. Ayakkabıların üst yüzünde geleneksel malzemeler kullanılırken, Nike Flyknit teknolojisi, maksimum atletik performansı minimal çevresel etkiyle sunan, hafif ve ayağı saran bir ayakkabı yaratmak için, tamamen dikişsiz bir üst yüz oluşturmak için elyaf ipliklerle dokunuyor.

DOĞAL HAREKET MÜMKÜN

Nike tasarımcıları, Nike Free’yi oluşturan özellikleri ayrı ayrı değil, bir bütünü tamamlayan parçalar olarak görüyor. Bu kapsamda tasarımcılar, ayakkabının tüm özelliklerini uyum içinde çalıştıran ve ayağa doğal hareket sağlayan bir ekosistem yarattı. Nike Free yaz ayakkabılarının formu, malzemesi ve teknolojisi, 360 derecelik uyumlu ve doğal bir hareket için buluştu.


Basın bültenidir.

You Might Also Like

0 yorum

Instagram'da Krem Rengi...

Subscribe